In: Medya / Reklam
25 Haz 2009
CNN Türk geçtiğimiz günlerde yayınladığı bir reklam yüzünden RTÜK’ten “uyarı” cezası aldı. CNN Türk’ün RTÜK tarafından cezalandırılmasına neden olan reklam ise FİESTA isimli prezervatif markasına ait. RTÜK’ün CNN Türk’te yayınlanan reklamla ilgili verdiği ceza kararının nedeni ise ilgili reklamın ”Gençlerin ve çocukların ahlaki gelişimini zedelediği” şeklindeydi.
FİESTA isimli prezervatif markası, CNN Türk’e verilen cezanın ardından konuyla ilgili bir basın açıklaması yayınladı. Bu basın açıklamasının son bölümünde Fiesta Ülke Müdürü Christopher H. Purdy şunları söylemiş;
“Fiesta markası cinsel açıdan aktif genç insanlar dahil bütün insanların doğru ve bilinçli kondom kullanımının yararları konusunda eğitilmesini hedeflemektedir. Bu ciddi konuların olumlu bir şekilde ele alınmasının insanların kendileri için doğru ve güvenli seçimler yapmalarına yardımcı olacağına inanıyoruz. Bu nedenle güvenliği ve eğlenceyi birleştirmenin bir yolu olarak ‘Asıl eğlence şimdi başlıyor’ sloganını seçtik. DKT pek çok ülkede pazarlama ve eğitim çalışmaları yürütmektedir. Bu çalışmalarla cinsellik ve kondom kullanımıyla ilgili olarak genç insanlar arasında bilgi ve bilinç artışını hedeflemektedir. Bu çalışmalarımız sonucunda bilgi ve bilinç artışının hem cinsel ilişki yaşının gecikmesine hem de istenmeyen gebeliklerin ve HIV/AIDS’in önlenmesine olumlu katkılarda bulunduğu görülmektedir.”
FİESTA’nın internet sitesine girdim ve reklamların tümünü seyrettim. FİESTA’nın yaptığı basın açıklamasıyla, yayınlanan reklamların pek alakası yok gibi. Çünkü markanın hedefi olan “Cinsel açıdan aktif genç insanlar dâhil bütün insanların doğru ve bilinçli kondom kullanımının yararları konusunda eğitilmesi”ni reklamlarda göremiyoruz. Reklamlar prezervatif kullanmanın faydasından çok cinsel ilişkiye girmenin eğlenceli olduğunu vurguluyor. Reklamların ana fikri; yemekteyiz “Haydi sevişelim”, bardayız “Haydi sevişelim”, havuzdayız “Haydi sevişelim” üzerine kurulu ve bu “sevişelim” mesajını da FİESTA aracılığıyla sağlıyor gibi görünüyor. Bu açıdan RTÜK’ün verdiği ceza kabul edilebilir. Fakat ne olursa olsun reklamı yayınlanan ürün, insanların geleceklerinin güvenliği için önemli olan bir malzemeyi tanıtıyor. Nedir geleceğimizin güvenliğiyle ilgili önemli olanlar; sağlık, aile planlaması, genç yaşta çocuk sahibi olmak gibi hayati önem taşıyan konular. Prezervatif her zaman önemli bir araç ve mutlaka kullanılması gerekir. Fakat dediğim gibi, ilgili markanın reklamları prezervatifin yararlarına vurgu yapmıyor.
Olaya başka bir açıdan bakarsak; medyanın, sürekli erotik foto galerilerle, dizilerdeki sevişme sahneleriyle, diğer markaların cinsellik kokan reklamlarıyla ve medyanın bütününün cinselliği ön plana çıkarmasıyla, genlerin körüklenen cinsel istek ve arzularını kontrol altına alacak olan kim? RTÜK sadece prezervatif reklamına mı ceza verecek? Bunu ceza diyerek düşünmeyelim tabi, ceza değil önemli olan; önemli olan kontrol altında tutmak. Üstelik “Gençlerin ve çocukların ahlaki gelişimini zedeleyen” tek konu cinsellik mi? Yine medyanın son zamanlarda ekranlara getirdiği cinayet haberleri, İran’da idam edilen insanların o korkunç görüntüleri, yine İran’da kalbinden vurularak ölen genç Nida’nın ölüm anının naklen ekranlara taşınması, cinayet aletlerinin tam sayfa manşet yapılması ne olacak? Bu konularda medya duyarlı mı? Medyayı bırakın, bu işin kontrolünü elinde tutan kurum bunlara dikkat ediyor mu?
Bu kadar keşmekeş bir medyanın ortasında, cinsellikle ilgili bile olsa bunun güvenliğiyle ilgili bir ürün reklamına ceza verilmesi haksızlık değil mi? Aynı ceza, bir dizinin sezon finalinde dizinin başrol oyuncularının sevişme sahnesinin naklen yayınlanmasına da geldi mi? Birisi cinselliği körüklerken, bir diğeri körüklenen cinselliği güvenli hale getirmeye çalışıyor.
Son olarak, tüm bu medya mekanizmasını kontrol eden kurumun başındaki kişinin isminin “Dolandırıcılık” davasına karışmış olması, daha da önemlisi, o kişinin hala görevi başında olması ne olacak?
Kısaca “Gençlerin ve çocukların ahlaki gelişimini” korumaya çalışan ve bu konuda karar yetkisine sahip bir kumrun kendi içindeki bu şaibeli durumu, gençlere kötü örnek olmuyor mu?
Çok merak ediyorum; RTÜK “Ahlaki” konularda kendi kendine ceza verebiliyor mu?

