RSS Feed
Şub 8

11880 kimin NUMARASI?

8 Şubat, Pazartesi, 2010 tarihinde, Medya / Reklam kategorisinde yazıldı

1188080

Ekranlarda ilginç bir reklam dönüp dolaşıyor. Hani bir bey telefon açmak istiyor fakat hangi numarayı arayacağını bilmiyor ve bir bayana soruyor “118′in yeni numarası neydi Birsen?” o bayan da cevap veriyor “Seksen, yüz on sekiz seksen”. Bu yazımın ana konusu reklamdaki yanlış bir vurgu, yanıltma ve aldatma… Önce reklamdaki ki bana göre yanlış bir vurguya değineyim. Reklamdaki bayan “Seksen, yüz on sekiz seksen” diyor. Yani sanki numara 11880 değil de 8011880’miş gibi oluyor. Bence bu vurgu yanlı yapılmış. İnsanlar televizyon izlerken ya da radyo dinlerken reklamın sadece “8011880” bölümünü duyabilir ve “yeni bilinmeyen numaralar”ın numarasını yanlış öğrenebilir. Evet, reklamdaki yanlış vurgu bu, şimdi gelelim işin aldatma ve yanıltma kısmına. (daha fazla…)

Şub 5

Hızlı Olan Kazanır!

5 Şubat, Cuma, 2010 tarihinde, Pazarlama, Strateji, iletişim kategorisinde yazıldı

 hizliolan

Dün bir konu hakkında bilgi almak için Ülker’le iletişime geçmek istedim. İletişimi e-posta yoluyla yapmayı tercih ettim. Ülker’in internet sayfasına girdim ve iletişim bölümünden e-posta adresini almak istedim ama olmadı. Çünkü Ülker’in internet sitesindeki iletişim sayfasında e-posta adresi yok, telefon numaraları ve iletişim formu var. İletişim formu da çok teferruatlı. İnternet öyle bir hale geldi ki, kullanıcı olarak her şeyi hızlı ve kolay istiyoruz. Açıkçası iletişim formundaki o kadar çok boş yeri doldurup iletişime geçmeyi gözüm yemedi. Sitede biraz dolaştım belki e-posta adresi bulurum diye ama bulamadım. Neyse daha sonra formu istemeye istemeye doldurdum. Benim için çok zahmetliydi. O iletişim formunu kullanarak ikinci kez Ülker’le iletişime geçmem. Daha basit bir form ya da e-posta adresi bulursam ancak o şekilde iletişime geçerim. (daha fazla…)

Şub 4

Yahşi Batı / Cevahir AVM

4 Şubat, Perşembe, 2010 tarihinde, Medya / Reklam, Sinema kategorisinde yazıldı

yahsibatina

Geçen haftalarda İstanbul’dayken sinemaya gitmek istedim. İlk tercihim Avatar’dı fakat bir türlü olmadı. Acıbadem’de kalıyordum. Avatar’ı Kadıköy Tepe Nautilus AVM’de izleyeyim dedim. Yalnız gitmeyeyim, yanıma 10 yaşındaki yeğenimi de alayım dedim. Yeğenimle birlikte atladık dolmuşa göya sinemaya gittik. AVM’ye girdik, en üst kata çıktık, Avatar’ın seanslarına baktık. O sırada bir sorayım dedim “Avartar alt yazılı mı? Türkçe dublaj mı?” öğrendim ki film alt yazılıymış. Yeğenime sordum “İzler misin alt yazılı?” yeğenim “Ben o yazıları okuyamıyorum! “dedi. Eh, ben de pek istemedim alt yazılı bir film izlemek. Hele ki son zamanların en güzel filmini, muhteşem bir görsel şöleni alt yazılı izlemek saçma geldi bana. (daha fazla…)

Şub 3

Apple için bir çalışma…

3 Şubat, Çarşamba, 2010 tarihinde, Fikirler kategorisinde yazıldı

whereisthei